Nükleer Tıp, radyoaktif elementlerle işaretli kimyasal moleküller ve biyolojik materyaller yardımıyla, insan hastalıklarının tanı ve tedavi ile uğraşan bir tıp dalıdır. Çeşitli tanısal görüntüleme testleri olmasına rağmen nükleer tıp tetkikleri; güvenli, ağrısız ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Çünkü bu tetkikler, doku ve organların fonksiyonel görüntülemesini yapar ve dolayısıyla fonksiyon hakkında bilgi verir. Öncelikle bilinmesi gereken konu Nükleer Tıp'ta kullanılan radyoaktif ilaçların yan etkisi ve allerjik etkileri yoktur. Bu maddeler her yaştaki hastada ve çocuklarda, yaşa göre değişen dozlarda güvenle kullanılabilir. Nükleer Tıp uygulamalarında hasta çok düşük düzeyde radyasyon almaktadır. Bu düzey hepimizin sık sık yaptırdığı röntgen görüntülenmesinden daha düşüktür. Yarım asırı aşkın süredir yapılan çalışmalarda Nükleer Tıp uygulamalarından kaynaklanan geçici veya kalıcı radyasyon hasarı saptanmamıştır. Bu testler, X - ışını ile yapılan incelemelerde olduğu gibi hayati önem taşımadıkları sürece; gebelik döneminde yapılmaz.

Bölümümüzde gerçekleştirilen uygulamalar güvenli, etkili ve ağrısızdır. Test başlamadan önce radyoaktif madde içeren ilaç damardan enjekte edilir veya ağız yoluyla verilir. Bunu takiben veya kısa bir süre sonra kameralar ile vücuttan organ içinde ilerleyiş veya dağılımı izlenerek bu organın çalışması ile ilgili önemli bilgiler elde edilir. Yapılan tetkikler nükleer tıp uzmanlarımız tarafından değerlendirilir ve sonuçlar 1 - 3 gün içinde hastaya verilir.

Nükleer Tıp Bölümümüzün Uygulama Alanları :

- Tiroid sintigrafisi
- Paratirioid sintigrafisi
- Kemik sintigrafisi
- Miyokard perfüzyon sintigrafisi
- Böbrek sintigrafisi
- Karaciğer - Dalak sintigrafisi
- Safra yolları sintigrafisi
- Beyin perfüzyon sintigrafisi
- Gastroözefagial reflü sintigrafisi